hristiyanlık

Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

her sene yeni kurallar eklenen din

yozlaşmış, değiştirilmiş din. “hz isa allah’ın oğludur” saçmalığını uydurup en büyük günahlardan biri olan allah’a şirk * koşmuş din.

  • kölelik düzenini meşrulaştırır. çünkü bu hayatı yadsır.. önemli olanın bu hayattan sonraki hayattır. öteki hayatın önemine vurgu yapar ve bu hayatın, burda yaşanılan acıların, burda yaşanılan sorunların önemsiz olduğunu söyleyen dindir.
  • ahmet altan

    Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

    ahmet altan

    sudaki iz romanının bazı bölümlerinin yasaklanmasının ardından uyguladığı strateji sebebi ile avukatını takdir ettiğim * yazar.

    kitabın bazı sayfaları yasaklanmış ve kitaptan çıkarılmıştır.
    olay yargıtay’a intikal etmiş ve yargıtay’da aynı karara varmıştır.
    ve ahmet altan kitabı önsözüne yargıtay kararını basarak tekrar yayınlamıştır.
    sansürlenen sayfaların içeriği ön tarafa basılan yargıtay kararında alenen görülmektedir.

    boşuna gazetelerin sayfalarını meşkul eden kafayı sewişmek we aldatılmakla bozmuş olan ki bence zamanında çok aldatımış acılı bir insan,yazar.

    uludağ sözlük

    stephen hadley

    Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

    stephen hadley

    george w bush un ulusal güvenlik danışmanı. bugün ankara ya günü birlik ziyaret gerçekleştirecektir

    uludağsözlük

    otostopcu

    Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

    otostopcu

    yol kenarında beklerken zihnini motor seslerinde yitirmiş insanlar tarafından çeşitli el kol hareketlerine maruz bırakılan, masum ve beş parasız öğrenci profili.

    hayatta en cok yaptıgım iş şu ana kadar otostop sayesinde vermedigim otobüs paralarını toplasaydım büyük ihtimal iyi bir araba alırdım * isteyene özel kurs verilir

    star tv’nin ilk acildigi zamanlarda izleyiciye erotik dizi diye kakaladigi dizidir.

    sephora

    Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

    sephora

    1. fransız kozmetik firması. ilk olarak istinyepark’ta açtığı mağazasıyla türkiye pazarına adım atmıştır.
    2. istinyepark mağazaları ile ben hayal kırıklığına uğratmış olan marka. insan fransa’daki gibi tapınak misali bir mağaza beklerken uyduruk kozmetik mağazası boyutlarındaki şubeleri ile tüm alışveriş hevesimi fos diye söndürmüştür.

    ginera

    Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

    kilo aldırdığı iddaa edilen doğum kontrol hapı.

    uludağsözlük

    platonik aşk

    Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

    platonik aşk

    birçoğuna benzeyen birinin karşısında oturuyorsun. bir ihtiyacın var, öylesine elle tutulur ki parmaklarınla dokunabilecekmişsin gibi ama henüz onu tanımlayacak sözcükleri bulamıyorsun. oyalanan yerlerin başka. hadi ona soru üstüne soru sor. kendine de gerçekten sorduğun sorular olsun. yanıtlasın ve verdiği yanıtın seninki mi yoksa onunki mi olduğunu anlayamadığın zaman söylediklerini not et. ve bu yolla adım adım ihtiyacın olan aşkın tasvirini ortaya çıkar.

    “bakılıyor” olmak (evet “bakılıyor”, “görülüyor” değil); bakılıyor olmak, bir ağaç, bir çiçek, bir nehir, nehirdeki balık gibi. sanat yap biraz-peehh!-, bırak şu objeyi de aklının masasını algınla donat.

    bu nereye kadar sürebilir? ne çıkarın olacak?.. bırakmak, dünyaya inmek ve elini vermek. temiz bir el değildir bu, önemli değil, önemli olan vücudun sıcaklığı. giysilerini ve gözlüklerini çıkarmak ve kaynağa batmak. boşver biz masayı yine donatmaya devam edelim dostum. masa da masaymış ha!

    anlam yoksunluğu ile bağlantılı olan korkuda yaşamayı bırakır, aşk için gayret göstermeye başlar. rutin, yaşamın yerini alır ve -teslim olmuş- duyular hiçliğe alışır. ah çıkar cebinden o vasati kırk çöpü dostum. kaldır paltonun yakalarını. sigaranı yak, yürü. kendin için tehlikeli olmayı sürdür. tutanaklara geçsin adın. dudaklarında gülümsemenin yeni tadı. acı çekmek zevk veriyor di mi kardeşim? gözünden bir miktar yaş geliyor. işte buldun kendini. bu makinistin kurgusu değil dostum. senin kurgun. çıkar keyfini.

    zaman zaman isyan et kaderine. taşsın göz pınarların. ama bu yalnızca görüntüyü kurtarmak için. kendini kandırıyorsun. bunu sen de biliyorsun. büyük bir tantana kopar bence. bir skandal yarat benliğinde. örneğin bilincini kaybedene dek iç. içinde fosilleştiğin kabuk, bu kılıf senin varoluşunun ta kendisi haline gelmiş. kuru ve katılaş ve içinde hala küçük bir hayat kıvılcımı taşıyan herkesten nefret etmeye başla. bu tinsel bir sorun değil aslında. platonik aşk dokunamamanın poetikası gibi sanki ama değil be gözüm: bütün dokularını sardığına göre ve birinin temasından ya da kendini açmaktan duyduğun korku her zamankinden daha büyük bir hale geldiğine göre, o kadar da değil.. çıplak tenden, çıplak yaşamdan, kendinden duyulan utanç ve aynı zamanda sık sık ortaya çıkan satışa çıkarıldığında, iyi satıldığında tam bir utanmazlık bu. darılma ama öyle. sen de zaten artık kendini sevmiyorsun, sana ait olanları sevmiyorsun, diğerlerinden nefret ederek bu sevgi yoksunluğunu gidermeye çalışıyorsun. yola çıktığında bunu hiç hesaplamıyordun. şimdi… hangi rengi seçiyorsun: marianne faithfull kırmızısı: , dehşet ve gözyaşı… van gogh sarisi, çılgın ve kör edici… parliament mavisi: dumandan bir iskelet ve eski dostun yalnız kovboy redkit.

    büyük bir çeviklikle ama yine de hüznünü gizleyerek , kendi cenazende oyalanıyorsun. burada kaç işleve gerek var, hangi çabaya, hangi ritüele? ve bu aşk nedir? bir kadının sana yükünü giydirmesi, kaplaması, sana sahip olması, senden kaçması, senin onu azizeleştirmen. peki ya geriye kalan nedir, yaşanan nedir? bana diyorsun ki: “ben suyum, saf, akıcı, canlı su. bu yeter bana.” e tamam da biraderim, o zaman kaynak o’dur, sen değil; o sevdiğin kişi, kendini savunmadığın kişi. ancak o kaynak ise sen canlı su olabilirsin. ne biçim bir mevzu bu? burada tıkandık n’apçaz? çıkalım nefes alalım. bir iskender yiyelim. şu istiklal’in girişindeki burger king’ten bir kaç metre ötedeki bursa iskender salonunda. sonra cam kenarından insanları dikizleyelim. orası buna çok uygun. biribirini ıskalayan güzel kızlar ve bıçkın erkekleri birbirlerine yakıştıralım. güzel dostum; aslında daha vardı diyeceklerim ama sıkıştım, tuvalete gitmeliyim. hatta koşmalıyım.

    uludağsözlük

    Merhaba Dünya!

    Temmuz 17, 2008 by lugatiweb

    Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!